Küçükken, Ankara'da yaşıyorken çeşmeden su içebiliyorduk. Su iyiydi baya. Sonra Kızılırmak falan fistan bişeyler oldu ve artık içemiyorduk. Bu özgürlüğe burada yeniden kavuştum sanırım. Çeşmeden su içebilmek çok iyi birşey. İlk geldiğim gün zaten bayağı bir su aradık. Sonra mineralli su aldık ve normalde olmasını beklediğim fiyattan baya da bir pahalıydı. Sonra yurda geldiğimde eşyaları yerleştirirken insanların suyu çeşmeden içtiğini fark ettim. O an üzülmekle sevinmek arasındaki ince çizgiyi hissettim sanırım.
Öğrendiğim üzere İsveç içme suyu en temiz ülkelerden biriymiş. Suları da baya güzel bence. Sert değil. Damacana pompasını kanırtmaktan veya bir şişeyi doldurmak için iki saat beklemek zorunda değilim. Baya iyi bir olay oldu bu.
Ayrıca daha da hoş bir şey gördüm. Okuldaki umumi tuvaletlerde plastik bardaklar var. Öyle alıp içiyor herkes tuvaletteki musluktan. Ama ben o kadar susamadım sanırım. Temiz memiz ama iki dakika önce işimi gördüğüm yerden su içmek biraz garip geliyor şimdilik.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder